Son Haberler
Buradasınız: Anasayfa / Tarih / 2. mahmut ıslahatları maddeler halinde

2. mahmut ıslahatları maddeler halinde

2. mahmut ıslahatları maddeler halinde
II Mahmut, (d 20 Temmuz 1785 – ö 2 Temmuz 1839) 30 Osmanlı padişahıdır

20 Temmuz 1785 tarihinde İstanbul, Topkapı Sarayı’nda doğdu Öğrenimi ile Sultan III Selim padişahlığı sırasında bizzat meşgul olmuştur

Tahta çıkmadan 1 yıl 2 ay önce Sultan IV Mustafa’nın veliaht-şehzadesi oldu Keza sarayda O’nun dışında sarayda hiçbir Osmanlı ailesinden erkek bulunmamaktaydıKabakçı Mustafa isyanı sonunda tahttan indirilen III Selim’i tekrar padişah yapmak için gelen, Rusçuk ayanı Alemdar Mustafa Paşa, asilerle birlikte hareket eden Sultan IV Mustafa’yı tahttan indirdi Saraya girdiğinde III Selim’in öldürüldüğünü öğrenen Alemdar Mustafa Paşa, katillerin elinden canını zor kurtaran II Mahmut’u tahta çıkardı Sultan II Mahmut 28 Temmuz 1808 tarihinde tahta çıktığında 23 yaşındaydıAvrupa’daki yenileşme hareketlerini benimsemişti Adalet işlerine gereken önemi verdi, yeni kanun ve tüzükler hazırlattı ve bu sebeple kendisine “Adli” sanı verildi

Şiiri, edebiyatı ve bilimi seven, halk arasında dolaşmayı ve onların dertlerini dinlemeyi gerekli gören Sultan II Mahmut, Osmanlı İmparatorluğunu gerek sosyal bakımdan, gerekse uygarlık açısından ileri bir ülke yapmaya çalıştı14 Mart 1827′de, İstanbul’da, Türkiye’nin ilk tıp okulu olan Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’yi kurdu

Sultan II Mahmut yakalandığı verem hastalığından kurtulamayarak, 1 Temmuz 1839 günü dinlenmek için gittiği kardeşi Esma Sultan’ın Çamlıca’daki köşkünde, 54 yaşında vefat etti Büyük bir cenaze töreni ile halkın gözyaşları arasında Divanyolu’nda kendisi için oğlu Abdülmecit tarafından Mimar kardeşler Ohannes Dadyan ve Boğos Dadyan’ın inşa ettiği II Mahmut Türbesi’ne defnedildi

Saltanatı dönemindeki önemli olaylar [değiştir] Saray politikası [değiştir] II Mahmut Alemdar Mustafa Paşa’ya geniş yetkiler tanıdıSadrazam, ilk iş olarak da Kabakçı ayaklanmasıyla ilgili görülenleri cezalandırdıRusçuk ileri gelenlerine önemli görevler verdi Rumeli ve Anadolu’daki ayanı İstanbul’da toplayarak onlarla Sened-i İttifak’ı yaptı (29 Eylül 1808) Bu belge ile ayanlar, hükumet emirlerini dinleyeceklerine söz veriyorlardıNizam-ı Cedid ordusunu Sekban-ı Cedid adıyla yeniden kurdu Konya’dan çağrılan vezir Kadı Abdurrahman Paşa’yı yeni ordunun başına getirdi Esame adı verilen yeniçeri ulufe cüzdanlarını, bedellerini ödeyerek satın alıp, imha ettirdi Alınıp satılabilen bu cüzdanlar sayesinde, askerlikle münasebeti olmayanlar, asker maaşı alabiliyorlardıBinlerce esame imha ettirdiyse de bu konuda tam bir başarı gösteremedi Gelişmeleri öfkeyle izleyen IV Mustafa ve Kapıkulu ocakları mensubu ağalar 14 Kasım 1808 gecesi, Alemdar’ın konağını bastılar Gelecek yardımı bekleyerek yeniçerilerle kıyasıya çarpışan sadrazam, damı delmekte olan yeniçerileri görünce patlattığı barut fıçısıyle intihar etti Bunun üzerine, Rusçuk ayanından Defterdar Tahsin Efendi ile Umur-ı Cihadiye nazırı Behiç Efendi İstanbul’dan kaçtılar; Sadaret kethüdası Mustafa Refik Efendi asiler tarafından parçalandı Ayaklananlar II Mahmut’u tahttan indirmek için saraya saldırdılar Kadı Abdurrahman Paşa Sekban-ı Cedid askeriyle Topkapı Sarayı’nı savundu Bozguna uğrayan ayaklananların üzerine giden Abdurrahman Paşa, 3000′den fazla yeniçeri ve diğer ayaklananları kılıçtan geçirtti Bu sırada donanma toplarıyle İstanbul’u ateşe tuttu Yıkılan binalar ve ölen insanlar karşısında neye uğradığını anlayamayan İstanbul halkı, saldırıyı durdurtan ulema sayesinde can güvenliğine kavuştularİki taraf da birbirine karşı üstünlük gösteremedi Bu yüzden Sultan II Mahmut iktidarını 18 yıl boyunca ince bir denge üzerine kurmak zorunda kaldı[Kadı Abdurrahman Paşa]Anadolu’ya kaçtı ama hakkında çıkan ferman gereği idam edildi Rusçuk ayanından Ramiz Paşa’yı gizlice Rumeli’ne kaçırtan Sultan II Mahmut, 18 Kasım 1808 tarihinde Sekban-ı Cedid’i dağıtmak zorunda kaldı

Darüssaade Ağası Harem Ağalarının Amiri
Sultan Mahmud II
Silahtarağa Padişahın Silahlarını Muhafaza Edip Taşıyan
Baş Cuhadar Padişahın Giyeceklerini Muhafaza Edip TaşıyanAlemdar Mustafa Paşa yerine sadarete getirilen Çavuşbaşı Memiş Paşa, 1 ay 9 gün sonra bu görevden azledilerek Sakız’a sürüldü Daha sonra Halep beylerbeyi Kör Yusuf Ziyaüddin Paşa sadarete çağınldı1809 Osmanlı-Rus Savaşı’na katılan Yusuf Ziyaüddin Paşa, savaş bitmeden görevinden alındıYerine sadrazam olan Laz Aziz Ahmet Paşa (10 Nisan 1811) Rusçuk’u Rusların elinden aldı (9 Temmuz 1811) Savaşın sonunda imzalanan Bükreş Antlaşması’yla (28 Mayıs 1812) Besarabya’nın tamamı Rusya’ya bırakıldıSadrazam Ahmet Paşa, 5 Eylül 1812′de görevinden alınarak, yerine Hurşit Ahmet Paşa getirildi Bu sırada, Arnavutluk ile Yunanistan arasındaki Epir bölgesinde nüfuz kazanan Tepedelenli Ali Paşa, ikinci bir Mısır hıdivi Mehmet Ali olma yolundaydıOğullarıyla birlikte bağımsız bir devlet kurmak istiyordu Sultan II Mahmut, nişancısı Halet Efendi’nin de etkisiyle, sadrazam Hurşit Ahmet Paşa’yı Tepedelenli’nin üzerine gönderdi Hurşit Ahmet Paşa, Tepedelenli’nin elinden işgal ettiği yerleri geri alarak oğullarıyla birlikte perişan etti 1 Nisan 1815 tarihinde sadrazamlık görevinden alınan Hurşit Ahmet Paşa’nın yerine, Mehmet Emin Rauf Paşa sadrazam oldu 2 yıl 9 ay bu görevde kaldıktan sonra azledilerek yerine Bursa valisi Burdurlu Derviş Mehmet Paşa getirildi Mustafa Reşit Paşa’nın amcası Seyyit Ali Paşa, 5 Ocak 1820 tarihinde, Derviş Mehmet Paşa’nın yerine sadrazam oldu

Seyyit Ali Paşa’nın sadareti zamanında başlayan Yunan ayaklanması (12 Şubat 1821) kaptan-ı derya Nasuhzade Ali Paşa’nın, Sakız limanına girmesiyle bastırıldı (11 Nisan 1822) Ayaklanmanın bastırılması Avrupa devletleri arasında geniş yankı uyandırdıSadaret makamındaki değişiklikler şu sırayla devam etti: Seyyit Ali Paşa 28 Mart 1821′de görevinden alınarak, yerine Çıldır valisi Benderli Ali Paşa getirildi 8 gün fiilen sadrazamlık yapan Ali Paşa, İstanbul’da olmadığı zamanda yerine kaymakam Hacı Salih Paşa vekalet etti Ali Paşa azlinden bir ay sonra Kıbrıs’ta idam edildi 19 Kasım 1822′ye kadar görevini sürdürebilen Salih Paşa, bu tarihte azledilerek yerine Bostancıbaşı Deli Abdullah Paşa sadrazam oldu 4 ay sonra İzmit’e sürülen Abdullah Paşa’nın yerine Turnacızade Silahtar Ali Paşa sadrazamlığa getirildi (10 Mart 1823) 9 ay 4 gün sonra 13 Aralık 1823′te azledildi ve Konya valiliğine getirildi Yerine Benderli Mehmet Selim Sırrı Paşa atandıYeniçeri Ocağı’nın kaldırılması, bu sadrazam zamanında gerçekleştirildi Tarihte Vaka-i Hayriye adıyla anılan 16 Haziran 1826′da gerçekleşen bu olaydan sonra Asakir-i Mansure-i Muhammediye adlı yeni bir ocak kuruldu

Osmanlı-Rus ilişkileri [değiştir]Sultan II Mahmut tahta geçtiği zaman Osmanlılar Ruslarla savaş halindeydiİngiltere ile 1809′da yapılan antlaşma sonucu Ruslarla savaşa devam kararı alındıRusların Fransa ile olan sorunları, Osmanlı Devleti ordularının yıllarca süren savaştan yorgun düşmesi yüzünden iki devlet de barış imzalamaya mecbur kaldılar

28 Eylül 1812 tarihinde imzalanan Bükreş Antlaşması ile Rusya, Eflak ve Boğdan’dan çekilecek, Besarabya bölgesi ise Ruslara bırakılacaktıOsmanlılar Bosna ve Eflak’dan 2 yıl vergi almayacak, Sırplar kendi içlerinde serbest kalacaktıTuna nehrinde hem Osmanlı hem de Rus gemileri serbestçe dolaşabilecekti Prut ve Tuna nehirlerinin sol sahilleri iki ülke arasında sınır kabul edilecekti

Daha sonra Rusya 1826 yılında II Mahmut’un yeniçeri ocaklarını kaldırmasından dolayı zayıflığından yararlanarak Osmanlı Devletiyle Akkerman Antlaşması’nı imzaladı Bu antlaşmayla hükümlerince Eflak ve Boğdan’da Rusya’ya ek haklar tanındı

İkinci Mahmud
Kahyabeyi Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı
Sadrıazam Hükümet Reisi (Başbakan)
Sırp isyanı [değiştir]Ana madde: Sırp İsyanları
Fatih Sultan Mehmet zamanında fethedilen Sırbistan, Osmanlının adaletli ve hoşgörülü yönetiminden çok memnundu sırp isyanının nedenleri şunlardır: -Rusya ve Avusturya’nın kışkırtmaları, -17 yüzyıl’da Osmanlı yönetimindeki otorite zayıflığı, -Sırbistan’daki yeniçerilerin halka iyi davranmaması, -Fransız İhtilalinden sonra ortaya çıkan milliyetçilik akımları -Osmanlı-Avusturya Savaşı sırasında Sırbistan topraklarının savaş alanı haline gelmesi dir 1804 yılında Kara Yorgi’nin başlattığı Sırp isyanını Rusya desteklemişti Osmanlı Devleti Rus savaşı ile meşgul olduğu için Sırp isyanı 1812′den sonra ancak bastırılabildi Osmanlı Devleti ve Rusya arasında imzalanan Bükreş Antlaşması ile Sırplara bazı imtiyazlar verildi

Sırbistan’daki ikinci isyanı Miloş Obrenoviç çıkardıOsmanlı Devleti Miloş’u Sırp Prensi olarak kabul etti 1828-1829 yılları arasında yapılan Edirne Antlaşması ile Sırbistan yarı bağımsız hale gelmiştir

Yunan isyanı ve Navarin Deniz Savaşı [değiştir]Ana madde: Navarin Deniz Savaşı
Çok uluslu bir devlet olan Osmanlı İmparatorluğunda, Yunanlılar da Fransız ihtilalinin etkisi altında kalmışlardı Rusya ve Avrupa devletlerinin kışkırtmaları ile birlikte Filiki Eterya cemiyetinin çalışmaları sonucu Yunanlılar Osmanlı Devletine karşı harekete geçtiler Filiki Eterya cemiyetinin amacı Bizans İmparatorluğunu yeniden kurmaktıRus Çarının yaveri Alexander İpsilanti’nin kurduğu bu cemiyet Yanya Valisi Tepedelenli Ali Paşa’nın varlığından dolayı rahat hareket edemiyorlardıTepedelenli Ali Paşa’nın Osmanlı yönetimine karşı isyan etmesini fırsat bilen Yunanlılar ayaklandılar Ayaklanma ile ilgisi olduğu düşünülen Fener patriği VGrigorios, 22 Nisan 1821′te sadrazam Benderli Ali Paşa tarafından idam ettirildi Bu olay Avrupa kamuoyunun Türkler aleyhine dönmesine neden olmuştur Eflak’da başlayan bu ayaklanma kısa bir sürede bastırıldı

İkinci isyan Mora’da çıktıKısa sürede genişleyen bu isyanı bastırması için, başarılı olduğu takdirde Mora ve Girit valilikleri vaad edilen Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa görevlendirildi Kavalalı Mehmet Ali Paşa, oğlu İbrahim Paşa komutasındaki kuvvetli bir ordu ve donanmayı Mora’ya gönderdi ve isyanın bastırılmasını sağladıYunan İsyanın bastırılması Avrupa’da büyük üzüntü yarattıAyrıca Mora ve Girit’in Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın eline geçmesi İngiltere’nin işine gelmemişti Zayıf bir Yunan Devleti’nin kurulması İngiltere ve Rusya’nın çıkarlarına daha uygundu

Yunan ayaklanmasının bastırılmasından hoşnut olmayan İngiltere, Rusya ve Fransa aralarında bir antlaşma yaparak Yunanistan’a bağımsızlık verilmesini istediler Sultan II Mahmut’un bu isteği reddetmesi üzerine bu devletler donanmalarını Yunan kıyılarına gönderdiler Mora’nın Navarin Limanı’na giren birleşik donanma, burada demirlemiş Osmanlı donanmasını, top ateşine tutarak yok etti (20 Ekim 1827)

Edirne antlaşması [değiştir]Ana madde: Edirne Antlaşması
Sultan II Mahmut’un Navarin’de Osmanlı donanmasının yakılması ile sonuçlanan olaylardan dolayı savaş tazminatı istemesi üzerine, Rusya ile Osmanlı Devleti arasında yeni bir savaş çıktı (1828) Sultan II Mahmut bu arada Yeniçeri Ocağını kaldırmış, yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye isimli yeni bir askeri teşkilat kurmuştu Teşkilatlanmasını henüz tamamlayamamış olan bu ordu Rus kuvvetleri karşısında önemli bir varlık gösteremedi Eflak ve Boğdan’ı işgal eden Ruslar, Tuna’ya kadar indiler Balkanları aşan Rusya, batıda Kırklareli’yi alarak, Edirne’ye kadar, doğuda ise Kars, Aşkale’yi alarak Erzurum’a kadar ilerledi Bu gelişmeler üzerine Osmanlı Devleti barış istedi Ruslarla yapılan Edirne Antlaşması sonunda, Yunanistan’a bağımsızlık verildi Eflak, Boğdan ve Sırbistan’a imtiyazlar tanındıRuslar işgal ettikleri yerleri geri verdiler Rus ticaret gemilerine boğazlarda geçiş hakkı tanındıOsmanlı Devleti Rusya’ya savaş tazminatı ödemeyi kabul etti

Kavalalı Mehmet Ali Paşa isyanı [değiştir]Ana madde: Kavalalı Mehmet Ali Paşa
Kavalalı Mehmet Ali Paşa, Napolyon tarafından işgal edilen Mısır’ı kurtarmak için Mısır’a giden gönüllülerdendi Okur yazar değil fakat zeki bir kimseydi Askeri yeteneklere de sahip olan Kavalalı Mehmet Ali Paşa Kahire’de başı bozuk askerin belli bir disiplin altına alınmasını sağlamış, gösterdiği başarılardan sonra Mısır’a vali olmuştu (1804) Kavalalı Mehmet Ali Paşa valililiği sırasında önemli hizmetlerde bulunmuş değerli bir devlet adamıydıKölemen beylerini ortadan kaldırdı Fransızların desteğiyle kuvvetli bir ordu ve donanma kurdu, sulama kanalları açarak tarıma önem verdi ve Mısır’ın kalkınmasını sağladı
Kavalalı Mehmet Ali Paşa, Mora isyanı sırasında Mora ve Girit valiliklerinin kendisine verilmesi şartıyla Sultan II Mahmut’a yardım etti Mora isyanını bastıran Kavalalı Mehmet Ali Paşa, Osmanlı-Rus savaşlarında Osmanlı Devletinin yardım istemesine rağmen kuvvet göndermedi Mora valiliği yerine Suriye valiliğini isteyen Kavalalı Mehmet Ali Paşa, bu isteğinin reddedilmesi üzerine önce oğlu İbrahim Paşa’yı, borçlarını ödemeyen Akka Valisi Abdullah Paşa’nın üzerine gönderdiİbrahim Paşa, isyan sırasında Akka, Şam, Hama, Humus’u (Suriye) alarak Toroslar’ı aştı İbrahim Paşa’nın kuvvetleri Adana ve Konya’da Osmanlı kuvvetlerini yenilgiye uğrattı

Bu başarılardan sonra Mehmet Ali Paşa kuvvetlerini İstanbul’a kadar durdurabilecek herhangi bir güç kalmamıştı Sultan II Mahmut Ruslardan yardım istedi Rus donanmasının İstanbul’a gelmesinden tedirgin olan İngilizler ve Fransızlar, Mısır ile Osmanlı Devleti arasında bir barış antlaşması imzalanmasını sağladılar Osmanlı Devleti ile Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa arasında imzalanan Kütahya Antlaşmasına göre Kavalalı Mehmet Ali Paşa’ya Mısır ve Girit valiliklerinin yanı sıra Suriye valiliği, Oğlu İbrahim Paşa’ya da Cidde valiliğine olarak Adana Valiliği de verildi

II Mahmut bundan sonra, orduyu düzene sokmaya çalıştıAvrupa’ya askerlik öğrenimi için öğrenciler gönderdi Mısır’da güçlü bir yönetimin bulunması İngilizlerin işine gelmemişti Çünkü Mehmet Ali Paşa İngilizlerin bu bölgede ticaret yapmalarını engelliyordu Bu sorunun o bölgede tekrar Osmanlı Devletinin hakim olmasıyla çözüleceğine inanan İngiltere, Sultan II Mahmut’u Kavalalı Mehmet Ali Paşa’ya karşı kışkırttı Yeteri kadar güçlendiğine inanan IIMahmut, Mısır meselesini halletmeye karar verdi Bunun için Hafız Mehmet Paşa komutasındaki kuvvetleri Mısır üzerine gönderdi Nizip’te Osmanlı ordusu ile yapılan savaşta Osmanlı ordusu bir kez daha yenildi (24 Haziran 1839) Kaptan-ı Derya Ahmet Paşa Osmanlı Donanmasını Kavalalı Mehmet Ali Paşa’ya teslim etti (1839) Artık Osmanlı Devleti’nin, kendi valisine karşı yaptığı savaşlar sonunda ne ordusu, ne donanması kalmıştı Bu gelişmelerin yaşandığı günlerde Sultan II Mahmut öldü (1 Temmuz 1839), yerine oğlu Abdülmecit Osmanlı padişahı oldu

Boğazlar Sorunu [değiştir]Ana madde: Hünkar İskelesi Antlaşması
Sultan II Mahmut Mehmet Ali Paşa isyanı sırasında boğazlara gelen Ruslarla, Hünkar İskelesi Antlaşmasını imzaladı(1833) İmzalan bu antlaşma ile aşağıdaki maddeler kabul edildi;

Hem Osmanlı Devleti hem de Rusya, herhangi bir savaşa girdiğinde birbirlerine yardım edeceklerdi
Osmanlı Devleti, savaş tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı zaman Rusya, Osmanlı Devletine kuvvet gönderecekti
Rusya’ya karşı bir saldırı olduğu zaman, Osmanlı Devleti Çanakkale ve İstanbul Boğazlarını kapatarak diğer ülke donanmalarının Karadeniz’e açılmalarına engel olacak ve Rusya bu sayede güneyden deniz yoluyla gelecek saldırılarla uğraşmak zorunda kalmayacaktı
Bu antlaşma 8 yıl boyunca yürürlükte kalacaktı
Bu antlaşma Osmanlı Devletinin boğazlar üzerindeki egemenlik haklarını kullanarak imzaladığı son antlaşmadır Ayrıca Ruslar bu antlaşma sayesinde Karadeniz’de güvenliklerini sağlamış oluyorlardı

Askeri ve İdari alanda ıslahatlar yapmaya çalışan Sultan II Mahmut, Sekban-ı Cedid adı verilen yeni bir askeri teşkilat kurdu (14 Ekim 1808) Ancak yeniçeriler kendilerine tehlike olabilecek alternatif bir askeri kuvvet istemiyorlardıAyaklanarak Sekban-ı Cedid’in kaldırılmasını sağladılar

Eşkinci adı verilen yeni bir askeri teşkilat kuran Sultan II Mahmut’a karşı yeni bir yeniçeri ayaklanması oldu Sultan II Mahmut, artık Osmanlı Devleti için kanayan bir yara haline gelen yeniçeri ocaklarını Vaka-i Hayriye adı verilen olayla ortadan kaldırıldı (15 Haziran 1826) Yeniçeri ocağı kaldırıldıktan sonra, onun yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye adı verilen yeni bir askeri teşkilat oluşturuldu

Yapılan yeniliklerin merkezden uzakta bulunan valiler ve idareciler tarafından da benimsenmesi gerektiğine inanan Alemdar Mustafa Paşa Sultan II Mahmut döneminde Ayanlarla Sened-i İttifak’ı imzaladıBuna göre ayanlar merkeze sadık kalacak ve yenilik hareketlerini destekleyecek, padişahlar da ayanların elde etmiş oldukları hakları tanıyacaktıSened-i İttifak ile ayanlar, padişahın mutlak otoritesine karşı siyasi bir meşruiyet kazanmış oluyorlardı Padişah otoritesinin başka herhangi bir güçle ortaklık kabul etmesi mümkün değildi ve Osmanlı idari yapısının hem ruhuna hem de tabiatına aykırıydıBu sebeple zaten ölü doğan Sened-i İttifak çok uzun ömürlü olmadıKısa bir süre sonra Sultan II Mahmut, idareyi tamamen eline alarak ayanları bir bir ortadan kaldırarak merkezi otoriteyi güçlendirmeye çalışmıştır

Osmanlı Devleti’ndeki çöküşü farkeden II Mahmut, hayatı boyunca imparatorluğu batı düzenine uydurmaya çalıştıBöylece, olumsuz gidişi durduracağını düşünüyordu Bunun için çıkarttığı kıyafet kanunuyla (3 Mart 1829) devlet memurlarının kavuk, sarık, şalvar ve çarık giymelerini yasakladıBunların yerine fes, pantolon, ceket giyilecekti Buna karşı çıkanları şiddetle cezalandırdı Saray yaşayışını değiştirerek Avrupalı hükümdarlar gibi davrandı; setre pantolon giydi, sakalını kısa kestirdi, resmini devlet kurumlarına astırdıBu değişikliklerin lüzumunu anlayamayan halk, II Mahmut’u “gavur padişah” diyerek andıBatılı kurumların çalışmalarından esinlenerek yalnız erkekleri belirten nüfus sayımı yaptırttı (1831) Böylece yeni kurduğu ordunun devamını sağlayacak insan ve servet durumunu öğrendi Bu sayım sonucunda 4 milyon Hristiyan ve 8 milyon Müslüman tespit edildi AyrıcaAnadolu’da 2500000′dan fazla, Rumeli’de de 1500000 erkek vatandaşın yaşadığı tespit edildi

Avrupa’nın önemli şehirlerinde daimi elçilikler kurdurttu İlk resmi gazete olan Takvim-i Vekayi’nin çıkmasını sağladı(1 Kasım 1831) Medreselerin yanında Avrupalı tarz eğitim veren yeni okullar açıldı ve Avrupa’ya öğrenciler gönderildi Avrupa hükumet düzenini benimseyerek Divan teşkilatını kaldırdı ve onun yerine bakanlıklar (nazırlık) kurdu 30 Mart 1838′de Sadrazamlık makamına “Başvekalet”, Sadrazama “Başvekil” denilmesi kararlaştırıldıÖlen ya da azledilen devlet memurlarının mallarına el konması anlamına gelen “Müsadere” usulünü kaldırdı Ayrıca Devlete ıslahat hareketlerinde yardımcı olmak, yeni teklifler getirmek, memurların terfi ve yargılanmasıyla uğraşmak üzere Darü’ş Şuray-ı Bab-ı Ali kuruldu Başvekalet, Maliye, Dahiliye, Hariciye, Evkaf nezaretleri gibi teşekküller hep onun emriyle kuruldu Askeri konuları görüşmekle görevli Dar-ı Şura-yı Askeri, sivil görevlilerin yargılanması ve hükumetle halk arasında davaların görüşülmesi için Meclis-i Vala-yı Ahkam-ı Adliye kuruldu Bir fermanla ilköğrenimin zorunlu ve parasız olduğunu ilan etti Rüştiyeler (orta okul) ve devlet memurlarının yetişmesi için Mekteb-i Maarif-i Adliye kuruldu Tıbbiye ve Harbiye okulları açıldı Bu okullar için yabancı kaynaklı eserler Osmanlıca’ya çevrildi

Posta teşkilatının kurulması ve Karantina uygulaması da yine Sultan II Mahmut döneminde gerçekleştirildi Avrupalı tüccarlarla rekabet edebilmeleri için Türk tüccarlara gümrük kolaylıkları getirildi Ülke içinde ve dışında yapılacak seyahatlar için, bazı esaslar kabul edildi Buna göre ülke içinde seyahat yapacak yurttaşlar mürur teskeresi (geçiş belgesi) taşıyacaklar, ülke dışına çıkacak yurttaşlar da Hariciye Nezaretinden (Dış İşleri Bakanlığı) pasaport alacaklardı

Mimari çalışmalar [değiştir]Sultan II Mahmut döneminde, mimari alanda da yeni bir gelişmenin başladığı görülürİmparatorluğun değişik bölgelerinde birbirinden güzel yapılar inşa edildi Sultan II Mahmut’un yaptırdığı eserlerden bazıları şunlardır; Rodos Süleymaniye Camii, İzmir Bıyıklıoğlu Mahmut Camii, hayatını kurtaran Cevri Kalfa’nın adını verdiği mektep, Nusretiye Camii, İstanbul Kocamustafapaşa Küçük Efendi Camii ve Külliyesi, Taş Kışla, Gülhane Parkı girişindeki Alay Köşkü

Sultan II Mahmut ayrıca, İstanbul’daki bütün büyük camilerin tamirini de yaptırdıUnkapanı köprüsü yine onun zamanında yapıldıMekke-i Mükerreme’de bir medrese yaptırdı ve Mescid-i Aksa’yı tamir ettirdi Aynı zamanda hattat, bestekar ve şair olan Sultan II Mahmut yazdığı şiirlerde Adli mahlasını kullandı

Eşleri ve Çocukları [değiştir]Nevfidan Başkadınefendi’den : Fatma Sultan

Aşubican Kadınefendi’den : Saliha Sultan III

Hoşyar Kadınefendi’den : Mihrimah Sultan IV

Alicenab Başkadınefendi’den : Veliaht Şehzade Abdülhamid Efendi

Bezmialem Sultan’dan : Abdülmecit(padişah olmuştur)

Pervizfelek Kadınefendi’den : Atiye Sultan , Hatice Sultan

Zernigar Kadınefendi’den : Adile Sultan

Pertevniyal Valide Sultan’dan : Abdülaziz(padişah olmuştur)

Diğer Eşleri :

Fatma Başkadınefendi (ö1809)

Mislinayab Kadınefendi

Kameri Kadınefendi

Ebrireftar Kadınefendi (ö1825)

Vuslat Kadınefendi (ö1830)

Nurtab Kadınefendi

Hüsnümelek Hanımefendi

Zeynifelek Hanımefendi (ö1842)

Lebrizfelek Hanımefendi (ö1865)

Tiryal Hanımefendi

Bir önceki yazımız İstanbul'un fethinin türk ve dünya tarihi açısından sebepleri isimli makalemizi de okumanızı tavsiye ederiz.

Nasıl Buldular

    2 mahmut islahatlari maddeler halinde, 2 mehmet ıslahatları kısa maddeler halinde

Hakkında Zeynep

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Scroll To Top